Açıklama
Tüfek dürbününden görülen dünya
Kendi topraklarında son duruşlarında olan Wehrmacht'tan yalnız bir sniper savaş yorgunu bir apartmanda mevzilenmiş. Kimbilir belkide zamanında kendi eviydi, yada belki değildi bu pek bir şey değiştirmeyecek aslında. Düşmanı gözlüyor ve kendisinin gözlenmediğini umuyor. Düşman tanklarına karşı duvara yaslı tuttuğu bir son çare Panzerfaust'tan ziyade caddedeki Tiger'a güveniyor. Tıpkı Tiger'ın virane binalarda gizleniyor olabilecek tanksavar piyadelere karşı ona güveniyor olduğu gibi.
Savaştan sonra Almanca öğretmeni olmayı planlıyor, ama az önce vurduğu askerin müzisyen olabileceğinden daha fazla mümkün olmayacak bu.
Eğer savaş olmasaydı belki de o vurduğu adamla iyi dostlar olacaklardı. Kim bilir? Belki de şu anda tabelasının üzerinde Tiger'ın durduğu şu caféde birer bira içiyor olabilirlerdi. Belki gelecekte torunu o askerin torunuyla tanışır, hatta belki onunla evlenirler kimbilebilir.
Ama o şu anda bunların hiçbirini düşünmüyor. Aklında bir saniyeden önce kovulmak üzere kısa anlar boyunca beliriyorlar sadece. O şu anda sadece kendi de vurulmadan önce G-43üne kurban olacak bir sonraki kişiyi bekliyor. Şu anda bu dünyayı tüfek dürbününden görüyor.
Aslında epey basit, açık bir dünya, vahşi derecede basit. Shaekspeare'in buruk prensinin dediği gibi "olmak yada olmamak tüm mesele bu" burda. İşte şu anda ZF-41 dürbününden gördüğü dünya bu.
Bu kez duraksayıp düşünüyor, "bizler bu savaştaki tüm askerler buruk prensleriz"